blog-klinik-cadde-dis-beyazlatma-icin-en-uygun-yontem

DİŞ BEYAZLATMA İÇİN EN UYGUN YÖNTEMLER NELERDİR?

DİŞ BEYAZLATMA İÇİN EN UYGUN YÖNTEM NEDİR?

Diş beyazlatma (Bleaching) iki farklı yöntemle yapılabilmektedir;

Bu yöntemlerden birincisi ofis tipi diş beyazlatma dediğimiz yüksek konsantrasyonlu beyazlatma  ajanlarıyla  (%35-%40 hidrojen peroksit) diş kliniğinde profesyonellerce yapılan beyazlatma işlemidir.

İkinci yöntem ise daha düşük konsantrasyonlu beyazlatma ajanlarıyla (%10-%15 hidrojen peroksit) kişiye özel hazırlanan plaklarla evde yapılan diş beyazlatma yöntemidir.

Ofis tipi diş beyazlatma daha yoğun beyazlatma ajanları kullanıldığı için hızlı etki göstermektedir. Yaklaşık 45 dk süren bir işlem sonrasında dişlerin rengi 1-2 ton açılabilmektedir. Ev tipi diş beyazlatma ise daha az yoğun jeller 2-6 hafta günde yaklaşık 1 saat uygulanmaktadır. Düşük konsantrasyonlu jellerle uzun süreli uygulama yavaş etki gösterirken dişlere daha iyi penetrasyon sağladığından dolayı uzun süreli etki gösterirler.

Ofis tipi diş beyazlatmanın avantajı hızlı sonuç alınması, ev tipi diş beyazlatmanın avantajı ise daha kalıcı sonuç alınmasıdır.Bu nedenle etkin ve kalıcı diş beyazlatma için bu iki yöntemin kombine edilerek uygulanması  gerekmektedir.

DİŞ BEYAZLATMA DİŞLERE ZARAR VERİR Mİ ?

Diş beyazlatma kurallarına uygun bir şekilde ve uygun materyallerle yapıldığı takdirde dişlerimize zarar vermesi söz konusu değildir.

HER RENKLENME DİŞ BEYAZLATMAYLA GİDERİLEBİLİR Mİ?

Dişlerimizde dış etkenlere bağlı oluşan veya yaşla ilerledikçe oluşan renklenmeler diş beyazlatma ile giderilebilir fakat renklenmenin nedeni dişteki bir çürük, yada bir travma sonucu oluşmuş renklenmeyse diş beyazlatma işlemiyle sonuç alınamayacaktır önce bu sorunlar tedavi edilmelidir

DİŞ BEYAZLATMA İÇİN EN UYGUN YÖNTEM NEDİR?” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dt.Mesut OKTAY’e aittir ve makale, yazarı tarafından Milliyet blog kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Sayfa 1 / 2

Klinik cadde Ümraniye mevkisinde ağız ve diş sağlığı sorunlarınız için çözüm buluyor.

En yakın tarihe randevu almak için:

Randevu talep et

Klinik-cadde-diş-tedavisinde-botoks-v1

DİŞ SIKMA TEDAVİSİNDE BOTOKS

DİŞ SIKMA TEDAVİSİNDE BOTOKS

Diş sıkma günümüzde en yaygın görülen hastalıklardan birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Diş sıkma problemi tedavi edilmediğinde kişinin yaşam konforunu çok etkileyen ve giderek büyüyen bir sorun haline gelmektedir. Diş sıkma probleminin tedavi edilebilmesi için ilk önce sebebinin tespit edilmesi gerekmektedir. Diş sıkma psikolojik sebeplerle veya çiğneme kaslarının aşırı büyümesi ve güçlenmesi sebebiyle ortaya çıkabilmektedir. Diş hekiminin yapacağı muayene sonucunda diş sıkma probleminin çiğneme kaslarının aşırı büyümesi ve güçlenmesi nedeniyle ortaya çıktığı anlaşılırsa botoks uygulamasıyla tedavi edilebilmektedir.

Çiğneme kaslarının özellikle de massater kasının aşırı büyümesi ve güçlenmesi sonucunda kişide geceleri diş sıkma, çene eklemi, boyun ve omuz bölgesinde sabah kalktığında yaygın ağrı şikayetleri ortaya çıkmaktadır. Bu tip durumlarda günümüzde cerrahi olmayan semptomatik tedaviler arasında botoks uygulaması popülerlik kazanmıştır.

Normalden fazla büyümüş kas içerisine botoks enjekte edilerek kasın geçici olarak sinir iletimi bloke edilmekte, kas çalışmadığı için botoks etkisi devam ettiği sürece küçülmekte ve güçsüzleşmektedir. Bu sayede ekleme gelen yük azalmakta ve ağrılar ortadan kalkmaktadır.

Botoks tedavisi belli aralıklarla tekrar edilmesi gereken, çiğneme kaslarının küçülmesini amaçlayan, bu sayede çene eklemi ve dişlere gereğinden fazla yük gelmesini önleyen semptomatik bir tedavidir. Botoks tedavisi son zamanlarda hem estetik amaçlı hem de tedavi amaçlı uygulanan güvenilir bir tedavi yöntemidir ve hastalarımızda oldukça yüz güldüren sonuçlar elde edilmektedir.

“DİŞ SIKMA TEDAVİSİNDE BOTOKS” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dt.Mesut OKTAY’e aittir ve makale, yazarı tarafından Milliyet Pembenar kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Sayfa 1 / 2

Klinik cadde Ümraniye mevkisinde ağız ve diş sağlığı sorunlarınız için çözüm buluyor.

En yakın tarihe randevu almak için:

Randevu talep et

Klinik-cadde-çocuklarda-diş-sağlıgı-v2

ÇOCUKLARDA DİŞ SAĞLIĞI

ÇOCUKLARDA DİŞ SAĞLIĞI

Çocuklarda Diş Sağlığı

Bebeklerde dişlenme dönemi 6. aydan itibaren başlar. Bu aşamadan sonra dişlerin düzenli temizliği önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bununla birlikte sürmemiş dişler bölgelerinde bulunan diş etlerinin de düzenli olarak temizlenmesi gerekmektedir. Temizlenmeyen bölgelerdeki gıda artıkları bakteriler tarafından fermante edilerek asit oluşumlarına sebep olabilmektedir. Bu sebeple bebekler beslendikten sonra bir gazlı bez veya parmak fırçaları ile birikmiş olan gıda artıklarının temizlenmesi önerilmektedir. Gece tükürük salgısının azalmasından dolayı özellikle gece beslemeleri sonrasında bebeklere bir miktar su içirilmesi önerilebilir. Bebekler sadece anne sütüyle beslense dahi diş çürüklerinin görülebileceği unutulmamalıdır.

İlk Muayene

Çocukların ilk diş hekimi muayenesi ve diş hekimi ile ilk tanışması hem aileler hem de çocuklar için endişe verici bir konudur. Fakat ailelerin ve hekimlerin dikkat edeceği bazı hususlar yerine getirilirse çocuklar ve aileler açısından bu süreç daha olumlu sonuçlanmaktadır. Unutulmamalıdır ki diş hekimi korkusu asıl olarak çocukluk çağında karşılaşılan yanlış uygulamalar veya çocuğun çektiği acı ve ağrılar sebebiyle oluşmaktadır.

Anne ve babanın rahatlatıcı tavırları çocuğu da rahatlatacaktır. Özellikle ebeveynler tarafından söylenen ‘hiç acımayacak’ gibi cümleler çocukta ağrı algısını tetiklemekte ve korkuya sebebiyet vermektedir.

Kontroller 6 ayda bir rutin olarak yapılmalıdır. Çocukların diş hekimine getirilmesi için dişlerin çürümesi kesinlikle beklenmemeli ve bu süreç rutin olarak gerçekleştirilmelidir. Bu sayede çürükten koruyucu önlemler hekiminiz tarafından uygulanabilmekte varsa çürük dişler erken dönemde tedavi edilebilmektedir.

Çocuklarda Diş Çürüğüne Karşı Koruyucu Uygulamalar

Süt dişleri ‘’nede olsa değişecekler ‘’ düşüncesiyle kesinlikle ihmal edilmemeliler. Süt dişlerinin sağlıklı olması hem çocuğunuzun genel sağlığı için, hem de alttan gelecek daimi dişlerin sağlığı ve düzgün sıralanabilmesi için çok önemlidir. Süt dişleri ve yeni süren daimi dişleri koruyucu uygulamalar ile çürüğe karşı korumak mümkündür. Bu uygulamalar; fluorid uygulaması ve fissür örtücü uygulamasıdır.

“ÇOCUKLARDA DİŞ SAĞLIĞI” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dt.Mesut OKTAY’e aittir ve makale, yazarı tarafından Milliyet pembenar kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Sayfa 1 / 2

Klinik cadde Ümraniye mevkisinde ağız ve diş sağlığı sorunlarınız için çözüm buluyor.

En yakın tarihe randevu almak için:

Randevu talep et

Klinik-cadde-çocuklarda-diş-eksikliği-tedavisinde-implant

DİŞ EKSİKLİĞİ TEDAVİSİNDE İMPLANT

DİŞ EKSİKLİĞİ TEDAVİSİNDE İMPLANT

Dental implantlar sadece diş eksikliğini gidermiyor, aynı zamanda diş eksikliğinin sebep olduğu psikolojik yıkımı da ortadan kaldırıyor. Dental implantlar yakın zamana kadar alternatif tedavi yöntemi olarak önerilirken, başarılı tedaviler ve olumlu geri dönüşler neticesinde günümüzde diş eksikliği tedavisinde ilk seçenek olarak sunulmaktadır.

implante’ kelimesi Latincede ekmek, dikmek anlamına gelir. İmplant bir terim olarak dokuların içine başka bir materyalin yerleştirilmesi demektir. İmplant cerrahisi diş hekimliğinde dünyada 1980ler de bilimsel literatüre girmiş, 1990ların ortalarından itibaren yavaş yavaş ülkemizde bilinmeye ve yapılmaya başlanmış olup, günümüzde diş eksikliklerinin en popüler tedavi seçeneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Doğru teşhis, yeterli bilgi ve donanıma sahip hekimler tarafından steril klinik ortamında yapıldığı takdirde son derece başarılı bir tedavi yöntemidir.

İmplant kimlere uygulanır?

İmplant tedavisi tek diş eksikliklerinden tamamen dişsiz hastalara kadar bütün diş eksikliklerini gidermek, yeniden fonksiyon, fonasyon ve estetiği sağlamak için kullanılan modern ve başarılı bir tedavi yöntemidir.

İmplantlar biouyumlu materyallerdir ve vücut tarafından kabul edilmemesi gibi bir durum söz konusu değildir.

Tedavi aşamaları:

İmplant tedavisi iki aşamalı bir tedavidir. İmplant tedavisinde ilk aşama dişin kökü vazifesini görecek implantın kemik içerisine yerleştirilmesidir. Bu işlem diğer diş tedavileri gibi lokal anestezi ile yapılır ve sanılanın aksine ağrısız bir işlemdir.

İmplant tedavisinde ikinci aşama çene kemiğiyle kaynaşmış olan implantın üzerine protez yapılmasıdır. Bu işlem de implantın yerleştirilmesi kadar önemli ve dikkat gerektiren bir işlemdir. Yapılacak olan protez; implantla, komşu dişlerle ve diğer komşu dokularla (diş etleri, dudak, yanak gibi) uyumlu olmalıdır.

İmplantların Bakımı:

İmplantların bakımı doğal dişler gibidir, ekstra bir işlem yapmaya gerek yoktur. Ağız hijyenine dikkat edildiği sürece implantlarla ilgili bir sorun genellikle yaşanmamaktadır.

“DİŞ EKSİKLİĞİ TEDAVİSİNDE İMPLANT” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dt.Mesut OKTAY’e aittir ve makale, yazarı tarafından Milliyet pembenar kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Sayfa 1 / 2

Klinik cadde Ümraniye mevkisinde ağız ve diş sağlığı sorunlarınız için çözüm buluyor.

En yakın tarihe randevu almak için:

Randevu talep et

Klinik-cadde-çocuklarda-korkulu-ruya-agiz-kokusu

KORKULU RÜYA: AĞIZ KOKUSU

KORKULU RÜYA: AĞIZ KOKUSU

AĞIZ KOKUSU (HALİTOZİS)

Ağız kokusu( Halitozis); fizyolojik ağız kokusu ve patolojik ağız kokusu olarak ikiye ayrılır.

Fizyolojik Ağız Kokusu; sağlılklı bir bireyin sabah uyandığında duyduğu kokudur. Gece boyunca sindirim kanalında biriken gazlar veya ağızda oluşan bakteriler sebep olur. Kahvaltı yapılıp veya dişler fırçalandığında bu koku geçecektir herhangi bir tedavi gerektirmemektedir.

Patalojik Ağız Kokusu; bireyin kendisini veya çevresindekileri rahatsız eden, gün boyu devam eden ve kaynağı tespit edilebilen ağız kokusudur. Ağız kokusunu oluşturan nedenlere göre;

  • Ağız içi sebeplerle oluşan ağız kokusu ve
  • Sistemik bir hastalık sebebiyle oluşan ağız kokusu diye ikiye ayırabiliriz.

Ağız içi sebeplerle oluşan ağız kokusu:

Dişlerde bulunan diştaşları, plaklar ve diş çürükleri ağız kokusuna sebep olabilir. Dişlerinde çapraşıklık bulunan hastalarımızın diş aralarını yeterince temizleyememesi de ağız kokusuna sebep olabilir. Bu tip ağız kokusunun tedavisi etkenin ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. Etken bir çürükse tedavi edilmeli, diştaşları ve plaklarsa diştaşı temizliği yapılmalı, çapraşıklık nedeniyle temizlenemeyen arayüzlerse çapraşıklık ortodontik tedavi veya porselen kaplamayla giderilmelidir. Bu tedaviler uygulandıktan sonra hasta düzenli bir şekilde dişlerini fırçalamaya devam ederse ağız kokusu tekrar oluşmayacaktır.

Ağız kokusunun bir diğer nedeni de ağız bakımının yeterli yapılmamasıdır. Ağız bakımı yaparken sadece dişler fırçalanmamalı aynı zamanda dil ve yanaklarda diş fırçasının arka kısmıyla iyici temizlenmelidir. Dişlerin arayüzleri diş ipi aracılığıyla iyice temizlenmelidir. Bakterilerin sadece diş yüzeylerinde değil ağızın tamamında bulunabileceği unutulmamalıdır.

Ağızda bulunan sabit ve hareketli protezler de ağız kokusuna sebep olabilmektedir. Ağzında protez bulunan bireyler protezlerin bakımını aynen kendi dişleri gibi yapmalılar, eskidiği için temizlenme özelliğini kaybetmiş veya kırılmış protezler varsa bunların yerine yenileri yapılmalıdır.

Sistemik Hastalıklar Nedeniyle Oluşan Ağız Kokusu:

Sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları; bu hastalıklarda ağız kokusu sıkça karşılaşılan bir durumdur. Solunum yollarının bir parçası olan ağızın temizliği hem hastalıkların önlenmesi adına hem de hastalık sırasında ağız kokusunu yenmek adına son derece önemlidir.

Şeker hastalığı; aseton kokusuna benzer ağız kokusu şeker hastalığı belirtilerindendir.

Böbrek yetmezliği; balık kokusuna benzer bir koku meydana gelmektedir.

Karaciğer yetmezliği ve metabolizma bozuklukları da ağız kokusuna sebep olabilmektedir.

Sistemik hastalıkların tedavisiyle birlikte ağız kokusu da ortadan kalkacaktır. Tedavi sürecinde ağız gargaraları kullanmak ağız kokusu için bir çözüm olabilir.

Korkulu rüya:ağız kokusu” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dt.Mesut OKTAY’e aittir ve makale, yazarı tarafından Milliyet Blog kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Sayfa 1 / 2

Klinik cadde Ümraniye mevkisinde ağız ve diş sağlığı sorunlarınız için çözüm buluyor.

En yakın tarihe randevu almak için:

Randevu talep et

Klinik-cadde-çocuklarda-lamine-verneer-ile-guzel-gulusler

LAMINE DİŞLER İLE GÜZEL GÜLÜŞLER

LAMINE DİŞLER İLE GÜZEL GÜLÜŞLER

Laminate Veneerler | Yaprak Porselen

Laminate venerler dişlerin ön yüzlerine uygulanan, tamamen porselenden oluşan, yaprak şeklinde kaplamalardır bu yüzden ‘’yaprak porselenler’’ de denilebilir. laminate veneerler diş hekimliğinde en önemli estetik uygulamalar arasında yer almaktadır. Günümüzde laminate veneerler sayesinde istenilen renk ve şekillerde dişlere çok kısa sürede sahip olmak mümkündür.

Laminate Veneerler Kimlere Uygulanır ?

  • Ön dişler arasında diestema (boşluklar) bulunanlara,
  • Dişlerde kırık ve çatlaklar varsa,
  • Ön dişlerinde yaygın çürükler bulunanlara,
  • Dişlerde kozmetik işlemlerle giderilemeyen renklenmeler varsa,
  • Dişlerde çapraşıklıklar varsa ve ortodontik tedavi düşünülmüyorsa laminate veneer uygulamalarıyla istenilen şekilde ve renkte dişler elde edilebilir.

Yaprak porselenler yapılırken herhangi bir ağrı söz konusu değildir. Çünkü dişler üzeride aşındırma çok az yapılır (0,3 mm) veya hiç aşındırma yapılmaz.

Laminate Veneerlerin Avantajları:

  • Laminate veneerler tamamen porselenden oluştuğu doğal dişler gibi ışığı geçirme özelliğine sahiptir. Bu özellik sayesinde çok doğal bir görünüme sahiptirler.
  • Yüksek sıcaklık altında porselen fırınlarında cilalandığı için pürüzsüz bir yüzeye sahiptir gıdaların yapışması mümkün değildir.
  • Renklenmezler beyazlıklarını her zaman muhafaza ederler.
  • Tedavi süresi kısadır. Sadece iki defa diş kliniğine gitmek yeterli olacaktır.

Laminate Veneerler Dayanıklı Mıdır?

Laminate veneerler özel olarak geliştirilen bonding yöntemleriyle diş yüzeylerine yapıştırılırlar. Bu yöntemle yapıştırılan porselenler son derece dayanıklı ve güvenli bir yapıya kavuşacağından düşmeleri çok zordur. Tırnak yeme, kalem ısırma gibi alışkanlıklar laminate veneerlere zarar verebilecek alışkanlıklardır bu gibi alışkalıklardan kaçınılmalıdır.

Tedavi Aşamaları

Toplamada iki randevuda işlemler biter ve yaprak porselenler dişlere yapıştırılır. İlk randevuda dişler üzerinde aşındırma yapılacaksa yapılıp ölçü alınır. Alınana ölçüler laboratuvara gönderilir. 4-5 günlük laboratuvar aşamasından sonra ikinci randevuda laboratuvardan gelen yaprak porselenler bondinglerle dişe tatbik edilir.

“Lamine Dişler İle Güzel Gülüşler” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dt.Mesut OKTAY’e aittir ve makale, yazarı tarafından Milliyet blog kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Sayfa 1 / 2

Klinik cadde Ümraniye mevkisinde ağız ve diş sağlığı sorunlarınız için çözüm buluyor.

En yakın tarihe randevu almak için:

Randevu talep et

Klinik-cadde-hamilelerde-diş-hekimi-yaklaşımı

HAMİLELİKTE DİŞ HEKİMİ YAKLAŞIMI

HAMİLELİKTE DİŞ HEKİMİ YAKLAŞIMI

Hamilelik dönemi kadınlar için çok özel ve aynı zamanda çok zorlu bir dönemdir. Kadınlar bu mucizevi dönemi yaşarken vücutlarında hem fiziksel hem metabolik anlamda büyük değişiklikler meydana gelmektedir. Tabiki bu değişiklikler tüm vücudu etkilediği gibi dişlerimizi de ciddi anlamda etkilemektedir.

Hamileliğin ruhsal yönden de zor bir dönem olduğunu düşünürsek bu dönemde ortaya çıkabilecek diş ağrılarının anne adayını çok zorlayacağı bir gerçektir. Bu dönemi anne adayının konforlu ve rahat geçirebilmesi için biz diş hekimlerine hamilelik öncesinde yapılacak rutin kontrollerde büyük görev düşmektedir. Bu kontrollerde iyi bir ağız hijyeni sağlanmalı ve çürükler tedavi edilmelidir.

Hamilelikte, bebeğin diş gelişiminin 5. ve 6. haftalarda başlamaktadır. Aslında her zaman ihtiyaç duyulan kalsiyum, fosfor, potasyum gibi minerallere vitaminlere hamilelik döneminde daha çok ihtiyaç duyulur. Diş tomurcuklarının yapısını güçlendirmek için de özellikle beslenmeye dikkat edilmelidir. Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine yol açtığı, bu nedenle ‘hamile annelerin diş kaybına uğradığı’ düşüncesi tamamen yanlıştır.
Hamilelik sırasında annenin iyi beslenmesi durumunda dişlerinden kalsiyum kaybı olduğuna dair herhangi bir bilimsel kanıt yoktur. Anne adayı hem kendi genel sağlığı ve diş sağlığı hemde bebeğinin sağlıklı gelişimi için beslenmesine hamilelik döneminde daha fazla dikkat etmeli dengeli beslenmeye özen göstermelidir.

Hamilelikte dişler neden ağrır ?

Hamilelikte tükrük salgısının hem miktarı hemde viskositesi azalabilmektedir bu da tükrüğün dişleri yeterince temizleyememesine neden olmaktadır. Böyle bir durumda daha önce çürümeye başlamış bir diş mevcutsa hamilelik sırasında çürük ilerlemesi hızlanmakta ve ağrı ortaya çıkmaktadır. Bunun önlenmesi için özellikle planlı hamilelik öncesi mutlaka diş hekimine muayene olmak gerekmektedir.
Yine hamilelikte beslenme alışkanlıklarının değişmesi özellikle gece yatmadan önce ya da uyku arasında uyanıp bir şeyler yiyip içme yeni çürükler oluşmasına neden olacağından böyle durumlarda atıştırdıktan sonra dişlerin fırçalanması önemlidir.
Hamilelikte bulantı ve kusmalarda diş ağrılarının oluşmasına ve dişlerin zayıflamasına neden olabilir. Çünkü mide içeriği asidiktir ve diş minesinde aşınmalara neden olur. Kusma sonrası dişler hemen fırçalanmamalı bir süre beklenip önce ağız suyla çalkalanmalı sonra dişler fırçalanmalıdır.

Hamilelikte diş eti kanamaları ?

Hamilelik sırasında hormonal değişikliklere bağlı olarak diş etlerinde şişlikler ve kanamalar oluşabilir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında ağız bakımı kesinlikle ihmal edilmemeli ve diş fırçalamaya özen gösterilmelidir.

Hamilelikte ilaç kullanımı

Ağrı şikayetiyle başvuran hamile hastalarda Parasetamol grubu ağrı kesiciler kullanılabilir. Özellikle son trimestrede aspirin gibi nonsteroid antienflamatuar ilaçlardan kaçınılmalıdır. Penisilin ve sefalosporin grubu antibiyotiklerin kullanımı güvenlidir ama mutlaka jinekoloji uzmanının bilgisi dahilinde reçete edilmelidir.

Hamileliğin hangi evresinde diş tedavisi yapılır?

Hamilelikte uygulanacak diş tedavilerinin zamanı da çok önemlidir hamileliğin ilk üç ayında bebeğin organ gelişim evresi olduğu için, girişimsel dental tedaviden kaçınılmalıdır. Tedaviler ikinci üç aya ertelenmelidir. Eğer diş ya da diş eti iltihabı gibi acil bir durum var ise, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini etkileyebileceği düşüncesi ön planda tutulmalı ve bir jinekoloğun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.

“Hamilelerde Diş Hekimi Yaklaşımı” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dt.Mesut OKTAY’e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Sayfa 1 / 2

Klinik cadde Ümraniye mevkisinde ağız ve diş sağlığı sorunlarınız için çözüm buluyor.

En yakın tarihe randevu almak için:

Randevu talep et